|
|
|
|
|
|
BAHÇE TESİSİNDE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
Kiraz yetiştiricilinde problemlerin büyük kısmı henüz bahçe kurulurken yapılan hatalara dayanmaktadır. Tek çeşitle bahçe kurulması, genellikle derin dikim ve ilk yıllarda ağaçların terbiye edilmemesi, gövde yaralanmalarının önemsenmemesi başlıca kuruluş hataları olarak ileri ki yılların verim ve ağaç sağlığını etkilemektedir.
İleriki yıllarda karşılaşılabilecek birçok problem bahçe tesis ederken bazı hususlara dikkat edilirse önlenebilir. Bu dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:
Şiddetli rüzgarlara (özelliklede kuzey rüzgarları) açık yerler olmamalıdır. Meyilli ve yamaç yerler tercih edilmelidir. Tesis öncesi toprak numunesi alınıp tahlil yaptırılmalıdır. Kiraz soğuklama ihtiyacı yüksek bir meyve olduğu için yüksek yerlere tesis edilmelidir. Don tabanı oluşturan yerlere kurulmamalıdır. Taban suyu yüksek yerlere kurulmamalıdır.
Kışın –20 ºC'nin altına
düşmeyen bölgeler seçilmelidir. Don düşmeden önce bol
yağışlar o yılın ürün kalitesine, hasattan sonraki
yağışlarda gelecek yılın ürün kalitesini etkilemektedir.
Kiraz, soğuklama ihtiyacı yüksek bir meyvedir. Soğuklama;
7.2 ºC'nin altında geçen toplam kış dinlenmesinin saat
olarak ifadesidir.
Tasviye işlemi yapıldıktan sonra yaklaşık 1 m. aralıklarla
baklava dilimi şeklinde sub-soiler ile patlatma
yapılmalıdır. Patlatma işlemi en kurak Ağustos-Eylül
aylarında yapılmalıdır. Arazi yapısı çok uygun değilse
patlatma yapılmalı ayrıca 40-50 m. arayla drenaj kanalları
açılmalıdır.
TOPRAK HAZIRLIĞI
Eğer daha önce yetiştiricilik yapılan bir alanda dikim yapılacaksa bahçe kurulacak yerin toprağı ilkbahar, yaz aylarında derin bir şekilde sürülmelidir. Sonbaharda arazi üzerindeki kesekleri kırmak, dağıtmak ve araziyi tesviye etmek için tırmık veya diskharrow çekilerek arazi dikime hazır hale getirilir.Tesviye işlemi yapıldıktan sonra yaklaşık 1 metre aralıklarla baklava dilimi şeklinde patlatma yapılmalıdır. Patlatma işlemi en kurak Ağustos ve Eylül aylarında yapılmalıdır. Ayrıca 40-50 m. Arayla drenaj kanalları açılırsa çok iyi olur.
Kiraz fidanı dikilmeden önce mutlaka toprak analizleri yardımı ile, bahçe kurulacak alanın topraksal özellikleri ve içeriği belirlenmeli, yapılacak uygulamalar analiz sonrası ortaya çıkan değerler ışığında yapılmalıdır. Toprağın hazırlanması sırasında genel olarak yapılabilecek uygulamalar ; Gerekli olduğu taktirde dikim öncesi dönüme 3-4 ton çiftlik gübresi (2-3 sene yanmış), dönüme 25-50 kg TSP yada DAP, dönüme 20-40 kg potasyum sülfat uygulanabilir.Uygulama sırasında gübreler pulluk yardımı ile derin sürüm yapılarak, toprağın 20-25 cm derinliğine ulaştırılır.
TOPRAK ANALİZİ
Toprak Analizi İçin Toprak Örneği Alınması Bu işlem bahçe tesis edilmeden yapılmalıdır daha sonraki yıllarda ise zaman zaman örnek alınmalıdır. Bahçe tesisinden önce toprak burgusu veya belle örnek alınır. Belle V şeklinde açılan kuyulardan veya numune sondası ile 0-30cm, 30-60 cm. ve 60-90 cm. den alınır. Örnek 8-10 ayrı yerden alınmalıdır. Her derinlikten alınan örnekler kendi arasında ayrı ayrı harmanlanmalı kaba taş ve benzeri maddelerden temizlenmelidir. Her derinliği temsilen 1 kg. civarında numune bez torbalara konulmalıdır. İçine ve dışına çiftçi ismi, yer mevki ismi yazılı etiketler kurşun kalemle yazılmalıdır. İleriki yıllarda yalnızca 20 cm. derinlikten alınan numuneler gübreleme için yeterli olacaktır. Toplanan yapraklar bez veya kağıt torbalara etiketlenerek konmalı ve hemen laboratuara ulaştırılmalıdır. Numunelerin bekletilmesi doğru değildir. Fakat bekletilmesi zorunlu ise buzdolabında veya buz kaplarında muhafaza edilmelidir.
Yaprak Örneği Alınması : En uygun yaprak örneği tam çiçeklenmeden 2-3 ay sonra alınır. Ağaçların iyi güneşlenen omuz hizasındaki uç sürgünlerinin orta yaprakları sapı ile birlikte alınır. Örnekler düz bir hat teşkil etmeyen ağaçlardan alınmalıdır. Bu şekilde 20-25 ağaçtan 100’er yaprak alınır.
FİDAN DİKİMİ
Fidanlar genel olarak sonbaharda yaprak dökümü ile, ilkbaharda ağaçlara su yürümesine kadar geçen devrede dikilirler. En uygun dönem kışı yumuşak geçen yerlerde sonbaharda, kışı sert geçen yerlerde ise ilkbaharda dikmektir. Fidanlar ilkbaharda gövdelerine su yürümeden önce yerlerine dikilmiş olmalıdırlar. Kışı çok sert olmayan kurak bölgelerde sonbahar dikimi daha iyi sonuç verir. Bunun nedeni sonbaharda dikilen fidanların kış yağışlarıyla gelecek mevsimdeki kök gelişmesine hazırlamaktır.
Dikimi yapılacak olan fidanların köklerindeki yaralı ve kırık kısımlar makas ile temizlenir (özellikle odunsu kökler). Bu sayede söküm sırasında zarar görmüş kök parçaları kesilerek temizlenmiş olur Daha sonra bir kap içerisinde hazırlanan ilaçlı suya (100 lt suya 400 gr Captan + 100 gr Benlate veya 100 lt suya 400 gr Captan + 100 gr Derosal) fidan kökleri daldırılarak kök hastalıklarına karşı önlem alınır.
Açılmış olan çukurlar içerisine, çukur açılması sırasında çıkan toprakla bir kümbet yapılır ve fidan kökleri bu kümbet üzerine oturtulur. Fidan aşı noktası dikim tahtasının ortasına ve hakim rüzgara karşı olacak şekilde yerleştirilmelidir. Aşı noktası kesinlikle toprak altında kalmamalı, 5 parmak yukarıda olmalıdır. Ayrıca her çukur için 100 gr. TSP ve 100 gr. AS. Verilmelidir.
Toprağın üst yüzeyinden alınan 3-4 kürek kuru toprak çukurun dip kısmına konur. Fidan çukura dik olarak yerleştirilir, kök ve çukur tamamen kuru toprakla örtülür. Üzerine ayakla bastırılarak köklerin toprakla kaynaşması sağlanır. Aşı yerinin toprak seviyesinin 5 parmak üzerinde olmasına dikkat edilir. Bu şekilde dikilen fidan çukuruna dikimden hemen sonra 20-25 litre can suyu verilir.
İlkbaharda dikilen fidan aşı noktasından 90 cm yüksekte, lider olacak sürgüne ait gözün hemen üzerinden az eğimli bir şekilde budama makasıyla kesilir.
Sonbahardaki fidan dikiminde ise aşırı rüzgar alan yerlerde iki kademeli tepe kesimi yapılmalıdır. Dikim yapıldıktan hemen sonra fidan aşı yerinden 120 cm yüksekte tepe kesimi yapılır. İkinci kademede ise ilkbaharda aşı gözünden 90 cm yüksekte tepe kesimi yapılır. Tepesi kesilen fidanlara %2’lik Bordo Bulamacı uygulanır.Bu uygulama hem kesim noktasını hem de fidan üzerinde bulunan gözleri belirli ölçüde hastalıklara karşı koruyabilmektedir.
GÜBRELEME
Gübreleme toprakta eksikliği tahlillerle bilinen bitki besin elementlerinin takviyesidir. Önceleri yapılan yanlış gübrelemeler veya besin kilitlenmesi olaylarından kaynaklanan ve toprakta varlığı tahlillerle bilindiği halde ağaçta eksikliği görülen elementler mevcut olabilir.
Bunun önlenebilmesi için gübrelemede;
Kullanılacak gübre amaca ve usulüne uygun olarak verilmelidir. Gübre uygun zamanda verilmelidir. Bitkinin ihtiyacı kadar gübre verilmelidir.
Verilecek gübre miktarını saptarken göz önünde bulundurulması gereken hususlar:
Toprağın yapısı ,Ağaçların yaşı ,Ağaçların
gelişme durumları ,Sulama miktarı ve sulama şekli
Bitkilerin verim miktarı ,Anacın cinsi ,Ahır gübresi uygulamaları, vb.
Gübreleme;sulama, budama ve toprak özellikleri ile çok değişse de ölçü olarak 1 yıllık sürgünlerin uzunluğu bir fikir oluşturmalıdır. Şöyleki meyveye yatmamış ağaçlarda 60-90 cm. arasındaki sürgünler gelişmenin olumlu seyrettiğini gösterir. Sürgünler 90 cm.den fazla ise gereksiz azot uygulamasına veya fazla sulamaya bağlıdır.Sürgünler 60 cm. den kısa ise su ve azot noksanlığındandır.Yetişkin kiraz ağaçlarında 40-60 cm. arasında sürgünler var ise gelişme normaldır. Sürgünler bu ölçülerden kısa ise yeterli beslenme yoktur. Doğal gübre olarak dekara 2-3 ton ahır gübrelemesi yeterli olacaktır. Verimdeki bir ağaca ortalama değer olarak her yıl 2-3 kg. Amonyum Sülfat, 1 kg. Triple Süper Fosfat , 1 kg.. Potasyum verilmelidir. Fosfurlu ve potasyumlu gübreler Sonbaharda , azot uygulamaları ise erken İlkbaharda birinci dilimi, çiçek dökümünden sonra ikinci dilim ve hasattan sonra üçüncü dilim uygulanır. Ağaçlarda gübreleme ; İz düşümü gübrelemesi ve bant sistemi gübrelemesi şeklinde uygulanmaktadır. Ayrıca vejetasyon dönemi içerisinde 2 kez mikro elementleri içeren bir yaprak gübresi kullanmak uygun olur.
SULAMA
Kirazlarda sulama , fidan dikimindeki Cansuyu ile başlar. Dikimlerin İlkbahar veya Sonbaharda yapılması göz önüne alınmaksızın cansuyu verilir. Ülkemiz koşullarında genellikle ben düşme dönemine kadar İlkbahar yağmurları ile su ihtiyacı karşılanmaktadır. Kurak giden yıllarda sulama müdahalesinde bulunulmalıdır. Kiraz, çok suyu da kuraklığı da sevmez. Bu şartlar göz önüne alınarak sulama planlanmalıdır. Kurak giden yıllarda çiçeklenme esnasında toprağın yeterince nemli olması sağlanmalıdır. Ben döneminden hasada 4-5 gün kalıncaya kadar kirazlar susuz kalmamalıdır. Bu dönem aralığında toprak hafifçe nemli tutulabilirse ,istenen irilik ve kalite sağlanabilir. Yetişkin ağaçlarda kök boğazı çevresi sulanmamalıdır.
Sulama düzeni oluştururken, bitki gövdesinden 2-3 m. dışarıda setler yapılır. Bu setlerin içi değil dışına su verilmelidir. Çünkü suyu alabileceği kök bölgesi o kısımdadır.Bu sulama sistemi ile kök dağılımı teşvik de edilmiş olacaktır. Ağır topraklarda su miktarı az ve sulama aralıkları daha uzun olmalıdır. Damlama veya mini spring le sulama yapılmıyorsa , sulama tavaları kısa tutulmalı göllenmeden diğer tavaya geçirilmesi daha uygundur. Fazla su kloroza neden olur.
Sonbaharda yağışlar az olursa kısmen sulama yapılmalıdır.Hasattan hemen önce yapılan fazla sulama meyve iriliğin teşvik etse de ,meyve eti sertliği ve tadı olumsuz etkilediği gibi ağaç sağlığı açısından da sakıncalıdır. Hasattan sonra da verilecek su yeni oluşan çiçek gözlerinin gelişimine de faydalı olacaktır.